Temel fikir

Bir randevu ya da planlanmış bir yükümlülük için Termin kullanın. Özellikle sosyal amaçlı bir buluşma anlaşması için Verabredung kullanın. Seçim yapmadan önce cümlenin tamamını okuyun: nesne, durum, zaman göndermesi ve konuşanlar arasındaki ilişki daha uygun ifadeyi belirleyebilir. Anlamların örtüştüğü yerlerde, farklı bir vurguyla ikisi de mümkün olabilir. Başvuru tablosu burada öğretilen anlamları belirtir; sözlükteki diğer anlamlar farklı bir çeviri gerektirebilir.

Karşılaştırılacak kalıplar
İfadeKarşılaştırmadaki anlamı
TerminEin Termin ist ein festgelegter Zeitpunkt für eine Sache.
VerabredungEine Verabredung ist eine vereinbarte Begegnung.

Örnekler

  • Mein Termin bei der Werkstatt ist am Dienstag.Servisteki randevum salı günü.
  • Ich habe eine Verabredung mit zwei Freunden.İki arkadaşımla buluşmak üzere sözleştim.
  • Bitte bestätigen Sie den Beratungstermin schriftlich.Lütfen danışma randevusunu yazılı olarak onaylayın.
  • Unsere Verabredung im Park fällt leider aus.Parktaki buluşmamız maalesef iptal oldu.
  • Der nächste freie Termin liegt im Dezember.Bir sonraki boş randevu aralıkta.
  • Ihre Verabredung dauert länger als geplant.Onların buluşması planlanandan uzun sürüyor.

Sesli okuma, cihazındaki yapay bir Almanca sesi kullanır. Ses kalitesi ve kullanılabilirliği değişebilir; telaffuzunu değerlendirmez.

Dikkat et

Doktor randevusu normalde bir Termin'dir; Verabredung kendiliğinden romantik bir buluşma anlamına gelmez.

Kendin dene

  1. „Termin“ sözcüğü ilk örnek cümlede hangi anlama geliyor? „Verabredung“ sözcüğünün anlamından farkını açıkla.

    Cevabı veya örnek cevabı göster

    Ein Termin ist ein festgelegter Zeitpunkt für eine Sache. Eine Verabredung ist eine vereinbarte Begegnung.

    Termin, bir randevuya ya da planlanmış bir yükümlülüğe uyar; Almanca tanım kastedilen anlamı verir.

  2. Bu cümledeki sözcük seçimini açıkla. Diğer ifade kullanılsaydı hangi anlam kastedilmiş olurdu? Ich habe eine Verabredung mit zwei Freunden.

    Cevabı veya örnek cevabı göster

    Verabredung: Eine Verabredung ist eine vereinbarte Begegnung.

    Ich habe eine Verabredung mit zwei Freunden. cümlesi, özellikle sosyal amaçlı bir buluşma anlaşması için Verabredung kullanır. Cevap yalnızca sözcüğün yazılışına değil, bu bağlama dayanır.

  3. Her ifade için ayrı bir cümle yaz. „Termin“ ve „Verabredung“ ifadelerini farklı durumlarda kullan.

    Cevabı veya örnek cevabı göster

    Mögliche Lösungen: Bitte bestätigen Sie den Beratungstermin schriftlich. Unsere Verabredung im Park fällt leider aus.

    Örnek çift anlamları ayrı tutar: Termin bir randevuyu ya da planlanmış bir yükümlülüğü; Verabredung ise özellikle sosyal amaçlı bir buluşma anlaşmasını anlatır. Bağlamı seçilen anlamı destekliyorsa başka özgün cümleler de mümkündür.

Bugün kullan

Gününüzden iki gerçek durumu anlatın; birinde Termin, ötekinde Verabredung kullanın. Seçtiğiniz anlamı uygun kılan ayrıntının altını çizin. İki ifade de uyabiliyorsa, diğer seçeneği kendiliğinden yanlış saymak yerine vurgudaki değişikliği açıklayın.