Temel fikir

Zweifel haben bir durumu anlatır; äußern onu açık hale getirir. Zweifel wecken belirsizlik doğurur, ausräumen ise konuşanın anlatımında buna yol açan gerekçeleri ortadan kaldırır. In Zweifel ziehen bir iddiayı sorgular. Kuşkuların var olması, iddianın yanlış olduğunun kanıtı değildir.

Karşılaştırılacak kalıplar
Sözcük birleşimiBu kullanımdaki anlamı
Zweifel habenvon etwas nicht überzeugt sein
Zweifel äußernBedenken oder Unsicherheit aussprechen
Zweifel weckenBedenken entstehen lassen
Zweifel ausräumenGründe für Bedenken beseitigen
etwas in Zweifel ziehendie Richtigkeit einer Aussage infrage stellen
Zweifel bleibenBedenken sind weiterhin vorhanden

Kalıbı düzeltin, iletiyi koruyun

  • Ich habe Zweifel, also ist die Behauptung bewiesen falsch. Ich habe Zweifel und möchte die Behauptung prüfen.

    Kuşku, bilgiye dair bir tutumdur; yanlışlığın kanıtı değildir. Bu kalıp, elinizdekinden daha güçlü bir kanıtınız olduğunu ileri sürmek için kullanılmamalıdır.

Örnekler

  • Ich habe Zweifel, ob alle Schilder rechtzeitig fertig werden.Bütün tabelaların zamanında hazır olup olmayacağından kuşkum var.Zweifel haben bu cümlede kararsız olmayı ifade eder.
  • Im Gespräch äußert Ali Zweifel an der angegebenen Menge.Görüşmede Ali, belirtilen miktar konusunda kuşkularını dile getiriyor.Zweifel äußern bu cümlede belirsizliği dile getirmeyi ifade eder.
  • Die zwei verschiedenen Uhrzeiten wecken Zweifel an der Aktualität des Aushangs.İki farklı saat, ilanın güncel olup olmadığı konusunda kuşku uyandırıyor.Zweifel wecken bu cümlede belirsizlik uyandırmayı ifade eder.
  • Die ergänzte Quellenangabe räumt meine Zweifel an der Herkunft des Fotos aus.Eklenen kaynak bilgisi, fotoğrafın nereden geldiğine dair kuşkularımı gideriyor.Zweifel ausräumen bu cümlede belirsizliği gidermeyi ifade eder.
  • Niemand zieht deine Beobachtung in Zweifel; wir suchen nur die Ursache.Kimse gözleminden kuşku duymuyor; biz yalnızca nedenini arıyoruz.etwas in Zweifel ziehen bu cümlede bir iddiayı sorgulamayı ifade eder.
  • Trotz der Erklärung bleiben Zweifel an der Reihenfolge der Ereignisse.Açıklamaya rağmen olayların sırası konusunda kuşkular sürüyor.Zweifel bleiben bu cümlede belirsizliğin sürmesini ifade eder.

Sesli okuma, cihazındaki yapay bir Almanca sesi kullanır. Ses kalitesi ve kullanılabilirliği değişebilir; telaffuzunu değerlendirmez.

Dikkat et

Kuşku, bilgiye dair bir tutumdur; yanlışlığın kanıtı değildir. Bu kalıp, elinizdekinden daha güçlü bir kanıtınız olduğunu ileri sürmek için kullanılmamalıdır.

Kendin dene

  1. İki çelişkili saat, bir ilanı şüpheli kılıyor. wecken fiilini kullan.

    Cevabı veya örnek cevabı göster

    Die Uhrzeiten wecken Zweifel an der Aktualität des Aushangs.

    Die Uhrzeiten wecken Zweifel an der Aktualität des Aushangs. Wecken, kuşkunun ortaya çıkışını anlatır.

  2. Bir açıklamadan sonra hâlâ kuşkular var. Hangi kalıp uyar?

    Cevabı veya örnek cevabı göster

    Es bleiben Zweifel.

    Es bleiben Zweifel. Açıklama belirsizliğin tamamını gidermemiştir.

  3. Şunu ifade et: Gözlemi inkâr etmiyorsun, ama nedenini anlamak istiyorsun.

    Cevabı veya örnek cevabı göster

    Ich ziehe deine Beobachtung nicht in Zweifel; ich möchte den Grund verstehen.

    Ich ziehe deine Beobachtung nicht in Zweifel; ich möchte den Grund verstehen. Bir nedeni sorgulamak, bir gözlemi yadsımaktan farklıdır.

Bugün kullan

Tablodan iki kalıp seçin, örneğin “Zweifel haben” ve “Zweifel ausräumen”, ve durumun birinci satırla ikinci satır arasında değiştiği kısa bir Almanca konuşma yazın. Amaçlanan anlamları birbirinden ayrı tutun. Sonra her birleşimdeki fiilin, anlattığınız eyleme, duruma ya da tepkiye neden uyduğunu açıklayın.