Temel fikir

Termin; doktor muayenehanesinde, bir kurumda, bankada ya da iş görüşmesinde belirlenmiş bir randevudur. Genel olarak dakik olmak beklenir ve birçok kişi, özellikle önce resepsiyonda kayıt yaptırması ya da güvenlik kontrolünden geçmesi gerektiğinde, beş ila on dakika erken gelir. Doktor muayenehanelerinde randevu saatinden sonra beklemek yine de yaygındır. Bazı mektuplar ne zaman gelinmesi gerektiğini açıkça belirtir ve bu bilgi her genel kuraldan daha önemlidir. Dil bilgisi: “einplanen” ayrılabilen bir fiildir, bu yüzden yan cümle olmayan düz cümlede ikiye ayrılır: “Ich plane Zeit ein”.

Söylemenin diğer yolları

“Wie früh sollte ich vor dem Termin da sein?” – Geliş saati hakkında tarafsız soru; “sollte” kibardır.

“Muss ich vorher noch Formulare ausfüllen?” – Doktor muayenehanelerinde ve kurumlarda pratik bir soru.

“Ich habe um neun einen Termin bei Frau Dr. Wolf.” – Resepsiyonda kayıt yaptırırken kullanılan standart cümle.

Örnekler

  • Soll ich um neun ankommen oder soll das Gespräch dann beginnen?Dokuzda mı gelmeliyim, yoksa görüşme o saatte mi başlamalı?
  • Bei diesem Termin beginnt um neun das Gespräch.Bu randevuda görüşme saat dokuzda başlıyor.
  • Dann plane ich für die Anmeldung vorher etwas Zeit ein.O zaman kayıt için önceden biraz zaman ayıracağım.
  • Bitte klären Sie die nötige Ankunftszeit direkt mit dem Empfang.Lütfen gerekli geliş saatini doğrudan resepsiyonla netleştirin.
  • Ich möchte mich nach den konkreten Angaben richten.Somut bilgilere göre hareket etmek istiyorum.
  • Genau, der einzelne Termin ist wichtiger als eine pauschale Annahme.Aynen; tek tek her randevu, genel bir varsayımdan daha önemlidir.

Sesli okuma, cihazındaki yapay bir Almanca sesi kullanır. Ses kalitesi ve kullanılabilirliği değişebilir; telaffuzunu değerlendirmez.

Dikkat et

“Ich habe ein Date beim Arzt.” → “Ich habe einen Termin beim Arzt.”: Türkçe “randevu” sözcüğünün Almanca’da birkaç karşılığı vardır. Bir doktorla ya da kurumla randevu “der Termin” olarak adlandırılır; Almanca’da “Date” romantik bir buluşma demektir, “Datum” ise yalnızca takvimdeki tarih anlamına gelir.

Kendin dene

  1. Almanca’ya çevirin: Dokuzda mı gelmeliyim, yoksa görüşme o saatte mi başlamalı?

    Cevabı veya örnek cevabı göster

    Soll ich um neun ankommen oder soll das Gespräch dann beginnen?

    İki soru “oder” ile bağlanmıştır; her ikisinde de “soll” kipi başta, mastar sonda yer alır: “ankommen”, “beginnen”. “Dann”, “um neun” ifadesine geri gönderme yapar.

  2. Sözcükleri sıraya koyun: Anmeldung / Dann / die / ein / etwas / für / ich / plane / vorher / Zeit

    Cevabı veya örnek cevabı göster

    Dann plane ich für die Anmeldung vorher etwas Zeit ein.

    “Einplanen”, “plane … ein” olarak ayrılır. “Für die Anmeldung” (kayıt için), für edatından sonra akkusativdir ve “etwas Zeit” “biraz zaman” demektir.

  3. Bu cümleyi Almanca yazın: Aynen; tek tek her randevu, genel bir varsayımdan daha önemlidir.

    Cevabı veya örnek cevabı göster

    Genau, der einzelne Termin ist wichtiger als eine pauschale Annahme.

    “Wichtiger als”, als ile yapılan bir karşılaştırmadır. “Der einzelne Termin” öznedir ve “eine pauschale Annahme”, ayrıntıları yok sayan genel bir varsayım anlamına gelir.

Bugün kullan

Saat 10:00 için bir iş görüşmesi davetiyesi aldınız. Kayıt için daha erken gelmeniz gerekip gerekmediğini ve nereye başvuracağınızı soran kısa bir e-posta sorusu yazın.