Temel fikir

Einen Nachweis erbringen, bir şeyi kanıtlamayı vurgular. Vorlegen ve einreichen, belgelerin başka bir tarafa sunulmasını ilgilendirir. Prüfen belgeyi inceler; anfordern ise onu talep eder. Bu fiillerin hiçbiri tek başına kanıtın yeterli olduğunu ya da kabul edildiğini göstermez.

Karşılaştırılacak kalıplar
Sözcük birleşimiBu kullanımdaki anlamı
einen Nachweis erbringeneine Tatsache belegen
einen Nachweis vorlegeneinen Beleg zur Einsicht zeigen
einen Nachweis einreicheneinen Beleg bei einer Stelle abgeben
einen Nachweis anforderneinen Beleg zur Vorlage verlangen
einen Nachweis prüfeneinen Beleg untersuchen
als Nachweis dienenetwas belegen können

Kalıbı düzeltin, iletiyi koruyun

  • Ich habe den Nachweis eingereicht, also wurde er sicher anerkannt. Ich habe den Nachweis eingereicht; die Prüfung steht noch aus.

    Kanıt sunmak, kanıtın kabul edilmesiyle aynı şey değildir. Bu örnekler, gerçek bir işlem için geçerli koşulları belirtmez.

Örnekler

  • Mit den alten Fotos erbringen wir den Nachweis, dass das Schild schon vorhanden war.Eski fotoğraflarla tabelanın zaten orada olduğunu kanıtlıyoruz.einen Nachweis erbringen bu cümlede bir şeyi kanıtla göstermeyi ifade eder.
  • Bei der Materialausgabe legt Eda den Nachweis ihrer Anmeldung vor.Malzeme masasında Eda, kaydının kanıtını ibraz ediyor.einen Nachweis vorlegen bu cümlede kanıtı ibraz etmeyi ifade eder.
  • Den fehlenden Nachweis reicht Nils am nächsten Tag ein.Nils eksik belgeyi ertesi gün teslim ediyor.einen Nachweis einreichen bu cümlede kanıtı teslim etmeyi ifade eder.
  • Vor der Freigabe fordert das Team einen Nachweis der Zustimmung an.Ekip, onaydan önce muvafakat belgesi talep ediyor.einen Nachweis anfordern bu cümlede kanıt talep etmeyi ifade eder.
  • Die Organisatorin prüft den Nachweis und vergleicht die Namen.Organizatör belgeyi kontrol ediyor ve isimleri karşılaştırıyor.einen Nachweis prüfen bu cümlede kanıtı denetlemeyi ifade eder.
  • Die datierte Empfangsbestätigung dient als Nachweis der Übergabe.Tarihli teyit, teslimin kanıtı olarak işe yarıyor.als Nachweis dienen bu cümlede kanıt işlevi görmeyi ifade eder.

Sesli okuma, cihazındaki yapay bir Almanca sesi kullanır. Ses kalitesi ve kullanılabilirliği değişebilir; telaffuzunu değerlendirmez.

Dikkat et

Kanıt sunmak, kanıtın kabul edilmesiyle aynı şey değildir. Bu örnekler, gerçek bir işlem için geçerli koşulları belirtmez.

Kendin dene

  1. Organizatör bir belge görmek istiyor, ancak henüz elinde yok. anfordern fiilini kullan.

    Cevabı veya örnek cevabı göster

    Die Organisatorin fordert einen Nachweis an.

    Die Organisatorin fordert einen Nachweis an. Anfordern talebi anlatır; teslim alındığını ya da kabul edildiğini değil.

  2. Bir belge inceleniyor ve isimlerle karşılaştırılıyor. Hangi kalıp uyar?

    Cevabı veya örnek cevabı göster

    Die Organisatorin prüft den Nachweis.

    Die Organisatorin prüft den Nachweis. Prüfen, sonucu önceden belirlemeden denetleme sürecini belirtir.

  3. Şunu ifade et: Tarihli bir onay, teslimi belgeliyor.

    Cevabı veya örnek cevabı göster

    Die datierte Bestätigung dient als Nachweis der Übergabe.

    Die datierte Bestätigung dient als Nachweis der Übergabe. Dienen als belgenin işlevini adlandırır.

Bugün kullan

Tablodan iki kalıp seçin, örneğin “einen Nachweis erbringen” ve “einen Nachweis anfordern”, ve durumun birinci satırla ikinci satır arasında değiştiği kısa bir Almanca konuşma yazın. Amaçlanan anlamları birbirinden ayrı tutun. Sonra her birleşimdeki fiilin, anlattığınız eyleme, duruma ya da tepkiye neden uyduğunu açıklayın.