Dans Son Karar, Ceren et Mert racontent la même soirée difficile. Lisez d’abord chaque version séparément, puis appuyez-vous sur la scène finale pour expliquer ce qu’ils abandonnent et ce qu’ils gardent.

Le principe

Attribuez chaque interprétation à la personne qui raconte. Ici, sandım exprime sa conviction du moment, sans prouver l’intention de l’autre. Au changement de voix, comparez la raison du silence à la première supposition. Les gestes du dernier passage montrent quelle décision se concrétise.

Lire le texte

Ceren — Cuma akşamı

Babamız emekli olduğunda ahşap atölyesini kardeşim Mert'le birlikte işletmeye başlamıştık. Aradan iki yıl geçmişti. Siparişler tamamen kesilmemişti ama giderleri karşılamak giderek zorlaşıyordu. Ben başka bir işte çalışıyor, akşamları hesaplarla ilgileniyordum. Mert ise bütün gün atölyede kalıyordu. O cuma, masadaki defteri kapatıp ona baktım. Bir karar vermemiz gerekiyordu.

“Biraz daha dayanabiliriz,” dedim. Mert cevap vermedi. Parmağını masanın üzerindeki eski bir çizikte gezdirdi. Bu sessizliği onay sandım. Babamızın yaptığı ilk masalardan birini nasıl atamamışsak atölyeden de vazgeçemediğimizi düşündüm. Oysa kendi adıma devam edecek gücüm kalmamıştı. Bunu söylersem kardeşimi yalnız bırakmış olacaktım. En azından ben öyle sanıyordum.

Mert — Aynı akşam

Ablam defteri kapatınca yine hesaplardan söz edeceğini sandım. Oysa ona anlatmak istediğim şey paradan ibaret değildi. Haftalardır eve döndüğümde kimseyle konuşmak istemiyordum. Sevdiğim işi yapmak bile ağır gelmeye başlamıştı. Atölyeyi kapatmak istiyordum; bunu söylemeye bir türlü cesaret edemiyordum.

Ablamın masaya baktığını görünce babamızı düşündüm. Geçen hafta uğramış, “Burası size yük oluyorsa benim için açık tutmayın,” demişti. Bu sözü ablama aktarmamıştım. Kararı babamızın ağzından söylemek, kendi sorumluluğumdan kaçmak gibi geliyordu. Masadaki çizikle uğraşırken nasıl başlayacağımı arıyordum. Ablamın sessizliğimi onay saydığını bilmiyordum.

Sonunda sessizliği bozdum. “Ben artık burada çalışmak istemiyorum,” dedim. Ablam hemen cevap vermedi. Kızdığını düşündüm. Sonra omuzları gevşedi. “Ben de bunu sana nasıl söyleyeceğimi düşünüyordum,” dedi. İlk kez aynı şeyi istediğimizi anladım. Yine de rahatlamak, üzülmediğimiz anlamına gelmiyordu. İkimiz de yıllarca tanıdığımız bir yere veda edecektik.

Ceren — Bir hafta sonra

Son siparişleri tamamlayıp müşterilere teslim ettik. Eski tabela yerde duruyordu. Mert onu atmaya hazırlanırken durdurdum. “Bunu saklayalım,” dedim. Kapıya astığımız küçük kâğıtta ise “Yeni sipariş alınmıyor” yazıyordu. İçeride satılacak makineler için bir liste hazırladık. Kararımız artık yalnızca aramızda konuştuğumuz bir ihtimal değildi.

Çıkarken Mert küçük alet çantasını gösterdi. “Bunu eve götüreceğim. Balkonuma bir raf yapmak istiyorum. Yardım eder misin?” diye sordu. “Ederim,” dedim. Yeni bir işletme kurmaktan söz etmiyorduk. İlk kez, bitireceğimiz işin teslim tarihini bir müşteri belirlemeyecekti. Kapıyı kilitledim. Anahtarı çantama koyarken hem içim burkuldu hem de ertesi gün için biraz yer açıldığını hissettim.

Exemples

  • Ceren masadaki defteri kapattı.Ceren a fermé le cahier posé sur la table.
  • Mert sonunda sessizliği bozdu.Mert a enfin rompu le silence.
  • Eski tabela yerde duruyordu.La vieille enseigne était posée par terre.
  • Ceren, kardeşinin devam etmek istediğini sanıyordu.Ceren pensait que son petit frère voulait continuer.
  • Oysa Mert, ablasını üzmemek için susmuştu.Pourtant, Mert avait gardé le silence pour ne pas peiner sa grande sœur.
  • Atölyeyi kapatsalar da birlikte bir şeyler yapabilirlerdi.Même en fermant l’atelier, ils pourraient encore fabriquer des choses ensemble.

La lecture utilise une voix turque de synthèse disponible sur votre appareil. Sa qualité et sa disponibilité varient ; elle n’évalue pas votre prononciation.

Point de vigilance

La première personne ne désigne pas toujours le même personnage : ablam, dans le deuxième récit, renvoie à Ceren. Garder l’enseigne et les outils n’annonce pas une réouverture. La fin distingue le plaisir de fabriquer ensemble de la gestion d’une entreprise.

À vous de jouer

  1. Comment Ceren interprète-t-elle d’abord le silence de Mert ? Choisissez : onay (accord) / itiraz (objection).

    Afficher la réponse ou un exemple de réponse

    onay / kabul

    onay, ou kabul : la sœur prend le silence pour un accord, car elle suppose qu’ils veulent tous les deux préserver l’atelier. Le frère explique pourtant qu’il cherchait comment commencer à parler.

  2. Que souhaite vraiment Mert ? Choisissez : devam etmek (continuer) / atölyeyi kapatmak (fermer l’atelier).

    Afficher la réponse ou un exemple de réponse

    atölyeyi kapatmak / kapatmak

    atölyeyi kapatmak : le frère formule directement ce souhait. Son épuisement dépasse les difficultés financières ; davantage de commandes ne suffirait donc pas à régler son problème.

  3. Quels mots indiquent qu’aucune nouvelle commande ne sera acceptée ? Recopiez l’avis sur la porte.

    Afficher la réponse ou un exemple de réponse

    Yeni sipariş alınmıyor.

    Yeni sipariş alınmıyor. : après la livraison des dernières commandes, l’avis exclut les nouvelles. La liste des machines à vendre confirme aussi que la décision entre dans les faits.

  4. Que représente le sac à outils à la fin ? Choisissez : yeni işletme (une nouvelle entreprise) / kişisel uğraş (un loisir personnel).

    Afficher la réponse ou un exemple de réponse

    kişisel uğraş / kişisel bir uğraş

    kişisel uğraş : les outils serviront à fabriquer une étagère pour son propre balcon, avec sa sœur. Aucun client n’impose de délai : leur activité commune continue comme loisir.

À utiliser aujourd’hui

Écrivez quatre phrases en turc : une supposition de chaque personnage, un geste qui confirme la décision et un détail montrant ce qui demeure après la fermeture. Justifiez chaque interprétation par un passage du récit.