Bu B2 dersinde amaç eklerin biçimlerini yeniden sıralamak değil, adlaştırılmış birimin cümlede hangi anlam ve görevle kullanıldığını sorgulatmaktır. Öğrenciye önce isteyen, eylemi yapan ve bilen kişiyi buldurun.
Temel fikir
Ahşap oyuncak yapmak sabır ister örneğinde -mek, ayrı bir özne belirtmeden eylemi adlandırır. Çalışmak istiyorum yapısında isteyen ile çalışacak kişi aynıdır. Senin çalışmanı istiyorum cümlesinde ise -me üzerine gelen iyelik eki, istenen eylemi yapacak kişiyi gösterir. Senin çalıştığını biliyorum cümlesi bir isteği değil, bilinen durumu bildirir; burada -dik ile kurulan adlaştırma iyelik eki alır. Son iki örnekte senin yan cümlenin öznesidir; adlaştırılmış birim ana yüklemin istediği belirtme durumundadır. Öğretimde ek ailesinin adı ile sözcükte gerçekleşen biçimi ayırın.
| Bu yapıdaki anlam | Örnek |
|---|---|
| Eylemi adlandırma | Ahşap oyuncak yapmak sabır ister. |
| Kendi eylemine ilişkin istek | Ben bu atölyede çalışmak istiyorum. |
| Başkasının eylemine ilişkin istek | Ben senin burada çalışmanı istiyorum. |
| Başkasının eylemine ilişkin bilgi | Ben senin burada çalıştığını biliyorum. |
Örnekler
- Ben bu atölyede çalışmak istiyorum.
- Ben senin burada çalışmanı istiyorum.
- Ben senin burada çalıştığını biliyorum.
- Ahşap oyuncak yapmak sabır ister.
- Ben burada çalışmayı seviyorum.
- Her sabah erken kalktığımı biliyorum.
- Senin her akşam kapıyı kapattığını biliyorum.
- Senin kapıyı kapatmanı istiyorum.
Sesli okuma, cihazındaki yapay bir Türkçe sesi kullanır. Ses kalitesi ve kullanılabilirliği değişebilir; telaffuzunu değerlendirmez.
Türkçe cihaz sesi bulunamadı. Metni yine de okuyabilirsin.
Dikkat et
Özne ortaklığını tek ölçüt yapan öğrenci Ben burada çalışmayı seviyorum yapısını açıklayamaz: burada iyelik eki olmadan belirtme durumundaki eylem adı kullanılır. Her sabah erken kalktığımı biliyorum örneğinde de iki eylemin öznesi aynıdır. Ayrıca -dik içeren her yapıya geçmiş zaman anlamı yüklemeyin; zaman, bağlamla belirlenir. Bu karşılaştırmayı -me içeren her olayın gerçekleşmemiş olması gibi bir genellemeye dönüştürmeyin.
Kendin dene
Konuşan kişi bu akşam kendisi evde kalmak istiyor. Uygun biçimi seçin.
Cevabı veya örnek cevabı göster
kalmak
kalmak: isteyen de evde kalacak olan da konuşandır. Bu istemek kalıbında ayrı bir özne veya belirtme durumu işaretlenmediği için yalın mastar seçilir.
Konuşan kişi karşısındakinin bu akşam evde kalmasını istiyor. Uygun biçimi seçin.
Cevabı veya örnek cevabı göster
kalmanı
kalmanı: kalması istenen kişi sen, isteyen ise konuşandır. İyelik eki -n yan cümlenin öznesini, son -ı da bütün birimin nesne görevini gösterir.
Konuşan kişi karşısındakinin her cuma evde kaldığını biliyor. Uygun biçimi seçin.
Cevabı veya örnek cevabı göster
kaldığını
kaldığını: cümle bir istek iletmiyor, cuma günlerine ilişkin bir alışkanlığın bilindiğini söylüyor. Senin kimin alışkanlığından söz edildiğini belirler; ğ, adlaştırma ekindeki yumuşamanın sonucudur.
Konuşan kişi evde kalmayı seviyor. Uygun biçimi seçin.
Cevabı veya örnek cevabı göster
kalmayı
kalmayı: sevilen şey evde kalma eylemidir. -ma üzerine belirtme durumu eki -yı gelir; aynı kişi hem sevse hem kalsa da bu yapıda iyelik eki bulunmaz.
Alıştırma turu
Soruları cevapla, ardından mümkün olduğunda Türkçe cümleleri ve sözcükleri yeniden kur. Puanını kaydediyoruz.
Konuşan kişi bu akşam kendisi evde kalmak istiyor. Uygun biçimi seçin.
Konuşan kişi karşısındakinin bu akşam evde kalmasını istiyor. Uygun biçimi seçin.
Konuşan kişi karşısındakinin her cuma evde kaldığını biliyor. Uygun biçimi seçin.
Konuşan kişi evde kalmayı seviyor. Uygun biçimi seçin.
Kelimelere doğru sırayla dokun.
Kelimelere doğru sırayla dokun.
Kelimelere doğru sırayla dokun.
İlerlemeni koru
Alıştırma sonuçlarını hesabına kaydetmek için ücretsiz kaydol.
Kaydol ve kaydetZaten hesabım varBugün kullan
Öğrenciden okumak ile kendi isteğini, arkadaşından beklediği eylemi ve arkadaşının okuma alışkanlığı hakkında bildiği bir durumu anlatan üç cümle isteyin. Ardından okumayı sevdiğini söylemesini isteyin. Her cümlede özneyi, adlaştırmayı ve durum ekini gerekçelendirsin.

