Twee mensen delen een atelier, maar begrijpen anders wat daar is gebeurd. Lees dit oorspronkelijke verhaal eerst voor de gebeurtenissen en onderscheid daarna wat Derya ziet van wat ze aanneemt. De zes voorbeelden helpen je de keerpunten na te vertellen.

Het idee

Bepaal bij de opgevangen opmerking eerst welke voorwerpen en welke plek bedoeld worden. Bunları verwijst naar de tekeningen en buradan naar de tafel bij het raam. De lege tafel is een waarneming; het idee dat de tekeningen zijn weggegooid is een aanname van Derya. Sandı geeft dat aan. De map en de watervlek maken later een nieuwe uitleg mogelijk.

Lees de tekst

Derya ile Cem, mahallenin küçük sergisi için aynı atölyede çalışıyordu. Derya haftalardır sokaktaki eski evlerin çizimlerini hazırlıyordu. Salı günü öğle arasında dışarı çıkmış, yağmur başlayınca beklediğinden erken dönmüştü. Kapıya yaklaşırken Cem'in içerideki arkadaşına söylediği bir cümleyi duydu: “Bunları buradan kaldırmak gerek.” İçeri girdiğinde pencere kenarındaki masa boştu. Sabah oraya bıraktığı çizimler görünmüyordu.

Derya, Cem'in çalışmalarını beğenmediği için çöpe attığını sandı. Önceki hafta da sergideki yerin dar olduğunu söylememiş miydi? Çantasını almak için arka odaya giden Cem'e hiçbir şey sormadı. Kendi defterini alıp çıktı. Cem kapıdan seslendiğinde yağmurun altında yürümeye başlamıştı bile. Sonraki iki gün mesajlarına yalnızca kısa cevaplar verdi. Cem ise onun sergi hazırlıklarından yorulduğunu düşündü.

Cuma öğleden sonra Derya, atölyede kalan kalemlerini almaya geldi. Yağmur sonunda tamamen dinmişti. Cem arka odadan büyük bir dosya getirdi. “Kâğıtlar kurudu ama şu köşede biraz iz kaldı,” dedi. Derya dosyayı açınca kendi çizimlerini gördü. Bir evin çatısını gösteren çizginin yanında soluk bir su lekesi vardı.

“Sen bunları atmadın mı?” diye sordu. Cem şaşkınlıkla başını kaldırdı. “Neden atayım? Pencerenin altından su giriyordu. Fark ettiğimde iki kâğıdın kenarı ıslanmıştı. Hepsini arka odadaki kuru masaya taşıdım. Sana seslendim ama duymadın.” Derya kapıda duyduğu cümleyi tekrarladı. Cem boş masaya baktı. “Çizimleri oradan kaldırmaktan söz ediyordum. Sergiden çıkarmaktan değil.”

Derya, önündeki lekeye parmağını değdirmeden uzun uzun baktı. İki gündür kafasında kurduğu konuşmaların hiçbirinde Cem'in böyle bir açıklaması yoktu. “Sormadan karar verdim,” dedi sonunda. “Özür dilerim.” Cem de ona neden uzaklaştığını sormadığını kabul etti. Bir süre ikisi de konuşmadı. Sokaktan geçen bir bisikletin sesi açık kapıdan içeri girdi.

Derya çizimlerini çantasına koymak üzere eline aldı, sonra yeniden masaya bıraktı. “Bu lekeyi silmek yerine çizime katsak?” dedi. Cem bir sandalye çekip yanına oturdu. Derya boş bir kâğıdı ikisinin arasına koydu. Pencerenin önünde hâlâ küçük bir su birikintisi vardı; bu kez masayı birlikte duvardan uzaklaştırdılar.

Voorbeelden

  • Derya atölyeye erken döndü.Derya kwam vroeg terug naar het atelier.
  • Cem çizimleri dikkatle kaldırdı.Cem legde de tekeningen voorzichtig weg.
  • Yağmur sonunda tamamen dindi.De regen hield uiteindelijk helemaal op.
  • Derya, çizimlerinin çöpe atıldığını sanmıştı.Derya had gedacht dat haar tekeningen waren weggegooid.
  • Oysa Cem onları yağmurdan korumaya çalışmıştı.Maar Cem had juist geprobeerd ze tegen de regen te beschermen.
  • Derya sormadan karar verdiği için pişmandı.Derya had er spijt van dat ze een oordeel had gevormd zonder iets te vragen.

Voorlezen gebruikt een synthetische Turkse stem op je apparaat. Kwaliteit en beschikbaarheid verschillen; je uitspraak wordt niet beoordeeld.

Let op

Vertaal kaldırmak hier niet als “weggooien”. Iets van zijn plek halen betekent op zichzelf niet dat je het wegdoet. Ook Sergiden çıkarmaktan değil is geen afwijzing van de tekeningen: de zin sluit juist uit dat ze uit de tentoonstelling gehaald zouden worden.

Probeer het zelf

  1. Wat zag Derya dinsdag met eigen ogen? Kies: masanın boş olması / çizimlerin atılması.

    Toon het antwoord of een voorbeeldantwoord

    masanın boş olması

    masanın boş olması: ze ziet een lege tafel en kan haar tekeningen niet vinden. Ze ziet niemand ze weggooien; dat is alleen haar verklaring voor hun afwezigheid.

  2. Waar verwijst bunları naar in Bunları buradan kaldırmak gerek? Antwoord kort in het Turks.

    Toon het antwoord of een voorbeeldantwoord

    çizimleri / pencere kenarındaki çizimleri

    çizimleri: de verdwenen vellen komen later in de map tevoorschijn. De natte randen en het verplaatsen naar de droge tafel laten zien waar het eerdere meervoudige voornaamwoord naar verwees.

  3. Waarom verplaatste Cem de tekeningen? Vul aan: Çizimleri ___ taşıdı.

    Toon het antwoord of een voorbeeldantwoord

    yağmurdan korumak için / ıslanmamaları için

    yağmurdan korumak için: onder het raam kwam water binnen en twee vellen waren al nat. Een droge tafel beschermt tegen dat gevaar; ruimtegebrek bij de tentoonstelling is niet de reden.

  4. Waar zijn ze volgens de laatste scène weer toe bereid? Kies: birlikte çalışmaya / sergiyi iptal etmeye.

    Toon het antwoord of een voorbeeldantwoord

    birlikte çalışmaya

    birlikte çalışmaya: ze laat de tekeningen liggen, stelt voor de vlek te gebruiken en legt een leeg vel tussen hen in. Hij gaat naast haar zitten en samen verplaatsen ze de tafel. Dat wijst op samenwerking, maar bewijst niet dat alle gekwetste gevoelens verdwenen zijn.

Gebruik het vandaag

Vertel het misverstand na in vier Turkse zinnen: een waarneming, een aanname, nieuw bewijs en een waarschijnlijk vervolg. Onderbouw je voorspelling met twee handelingen uit de laatste alinea en laat open of de tentoonstelling een succes wordt.